CopyPastehas never been so tasty!

"Başka bir zaman" olmayabilir

by anonymous

  • 1
  • 0
  • 0
139 views
Bir gün eşim, beni çok şaşırtarak:
'Biliyorum ki onu seviyorsun' dedi.' Ona da zaman ayırman gerekiyor.'

Karımın, ziyaret etmemi istediği 'öbür kadın' 19 yıldır dul olan annemdi.
İşimin yoğunluğu ve üç çocuğumun beklentileri sebebiyle annemi görme fırsatım
pek olamıyordu. O akşam annemi yemeğe ve ardından sinemaya davet ettim.

Endişelendi ve hemen 'İyi misin, her şey yolunda mı?' diye sordu.

Annem de geç saatte gelen bir telefonun veya sürpriz bir davetin
mutlaka kötü bir anlamı olacağından şüphelenen tipte kadınlardandı.

'Seninle beraber ikimiz biraz zaman geçirmemizin güzel olacağını düşündüm.' diye
cevapladım. 'Sadece ikimiz mi?' Biraz düşündü ve 'Çok isterim' diye cevap verdi.

O Cuma, iş çıkışı onu almaya giderken kendimi biraz gergin hissediyordum.
Eve vardığımda fark ettim ki o da, randevumuzdan ötürü hafif gergin görünüyordu.
Kapısının önünde, paltosunu çoktan giymiş bir şekilde bekliyordu. Saçlarını
yaptırmıştı ve üzerinde babamla kutladıkları son evlilik yıldönümlerinde giydiği
elbise vardı.

Bana melekler kadar ışıltılı bir yüzle gülümsedi.Arabaya bindiğimizde; 'Arkadaşlarıma
oğlumla dışarı çıkacağımı söyledim ve gerçekten çok etkilendiler' dedi. 'Randevumuzun
nasıl geçtiğini duymak için sabırsızlanıyorlar.'

Gittiğimiz restorant, çok şık olmasa da sevimli, sıcak ve servisin kaliteli olduğu bir mekândı.
Annemse, bir kraliçe edasıyla koluma girdi. Yerimize oturduktan sonra ona menüyü
okumam gerekmişti, çünkü küçük yazıları göremiyordu. Ben daha menünün ortalarındayken
annemin nemli gözlerle ve nostaljik bir gülüşle bana bakmakta olduğunu fark ettim:

'Eskiden, sen küçükken, menüleri okuyan bendim, sense meraklı bakışlarla beni dinlerdin' dedi.

Ben de gülümsedim; 'O zaman, şimdi senin rahat rahat oturma sıran ve ben de okuyarak borcumu
ödeyebilirim' dedim. Yemek boyunca muhabbetimiz çok güzeldi, sıra dışı hiçbir şey olmadı ama eskilerden
ve hayatlarımızdaki yeniliklerden bahsederek kaybettiğimiz zamanın birazını telâfi etmeye çalıştık. O kadar
çok konuştuk ve eğlendik ki film saatini kaçırdık. Akşam annemi bırakırken; 'Seninle tekrar çıkmak isterim
ama ancak bu sefer benim seni davet etmeme izin verirsen' dedi ve bir akşam tekrar buluşmakta karar kıldık

Eve geldiğimde eşim yemeğin nasıl geçtiğini sordu: 'Çok güzeldi' dedim 'Düşünebileceğimin çok üstündeydi'

Birkaç gün sonra annem aniden ciddi bir kalp krizi sonucu vefat etti.
Bu, o kadar âni gerçekleşmişti ki onun için bir şey daha yapma şansım olmamıştı.
Birkaç zaman sonra evime, annemle yemek yediğimiz restorandan, ödenmiş iki kişilik
bir yemek faturası ve üzerine iliştirilmiş bir not yollandı:

'Oğlum, bu faturayı önceden ödedim, çünkü seninle kararlaştırdığımız randevu gününe
gelemeyeceğimden neredeyse yüzde yüz emindim. Yine de iki kişilik bir yemek ayarladım
çünkü bu sefer eşinle beraber gitmenizi istiyorum. Seninle olan o günkü randevumuzun benim için ne
anlam ifade ettiğini bilemezsin. Seni Seviyorum.'

O esnada, 'Seni Seviyorum' demenin ve hayatta değer verdiğimiz insanlara hak ettikleri zamanı ayırmanın önemini
anladım. Hayatta hiçbir şey ailenizden daha önemli değildir.Onlara hakları olan zamanı ve ilgiyi verin çünkü böyle şeyleri
erteleyebileceğiniz 'başka bir zaman' ı her istediğinizde yakalayamayabilirsiniz.

Add A Comment: